
Eğer toz kaplama işleminde gerçekten sıfır atık hedefine ulaşmak istiyorsanız, sadece birkaç tane daha geri dönüşüm kutusu koymak yeterli değildir. Bu sadece göstermelik bir çözümdür. Asıl atıklar, ısıtıcı elemanları seçtiğiniz anda ortaya çıkar.
Lambalar sürekli yanmıyorsa veya ısıtıcılar her birkaç ayda bir arızalanıyorsa, bu durum insanı sinirlendiren bir döngü haline gelir. Bu durum oldukça can sıkıcıdır. Bizim düşüncemize göre bu döngüyü kırmak için gerçekten dayanıklı ürünler üretmek gerekir.
Neden eşyalar genellikle bozulur? Çoğu kaplama sistemi, termal şok veya kötü ısı dağılımı nedeniyle bozulur. Bu oldukça yaygın bir sorundur. Bunu çözmek için, kızılötesi ışınımı sabit tutmak amacıyla kalın duvarlı kuvars ve özel kaplamalar kullanıyoruz.
Isı yükünü daha büyük bir yüzeye dağıtarak, filamentlerin erken yanmasını engelliyoruz. Böylece kurutma süreci daha stabil hale geliyor. Eğer 7/24 çalışıyorsanız bu çok önemlidir. Böylece, reddedilen parçaların ve israf edilen tozun oluşmasını engelliyoruz.
Yüksek ısı yoğunluğunun dezavantajları Daha hızlı kuruma süreleri elde etmek için daha fazla gücü daha küçük bir alana sığdırabiliriz. Ancak bunun bir bedeli vardır.
Yüksek ısı yoğunluğu, elektrik bağlantı noktalarına ve lamba gövdesine büyük baskı uygular. Eğer havalandırma sistemi doğru şekilde ayarlanmazsa, bu parçalar zarar görür. Eleman ne kadar iyi yapılmış olursa olsun, eğer gövde çok ısınırsa, kullanım ömrü ciddi şekilde azalır.
Kullanım alanını azaltmak Elemanlar daha uzun süre dayandığı için, kuvars ve metal atıklarını neredeyse hiç çöpe atmamış olursunuz.
Ayrıca bu sistemleri modüler olarak da tasarlıyoruz. Eğer bir bölüm bozulursa, tüm fırını sökmeden o bölümü değiştirebilirsiniz. Böylece üretim süreci devam eder. Ayrıca, soğuk fırını yeniden ısıtmak için büyük miktarda enerji harcamanıza da gerek kalmaz.
Isıtıcıları sadece değiştirip atılacak malzemeler olarak görmeyi bırakın. Onları uzun vadeli bir altyapı olarak görmeye başlayın.