
Tedavi sürelerini tahmin etmeyi bırakın
Bir kaplama atölyesinde çalışırken zaman, adeta para gibidir. Bir parçanın fırında geçirdiği her ekstra dakika, sadece boşa harcanan enerji anlamına gelir ve tüm işlemleri yavaşlatır.
Çoğu kişi sadece fırının termostatına güvenir, ancak bu bir hatadır. Hava sıcaklığı, parçanın gerçekte ne durumda olduğunu göstermez. İşte bu noktada “kuruma süresi kaydedicileri” devreye girer. Bunlar, tahminleri ortadan kaldırır.
Kızılötesinin nasıl çalıştığı
Kızılötesi ışınları farklıdır; sadece havayı ısıtmaz, doğrudan malzemenin yüzeyine etki eder. Böylece yüzey hızla ısınır.
Kaydedici sayesinde, kaplamanın ne zaman “jel noktasına” ulaştığını ve tamamen kuruduğunu görebilirsiniz. Artık parçanın ne zaman çıkarılması gerektiğini tam olarak bilebilirsiniz.
Üretim hızını artırın
Dürüst olalım: Çoğu atölye konveyörlerini çok yavaş çalıştırır. Neden mi? Çünkü kimse tüm partinin yeterince kurumaması gibi bir sorunla uğraşmak istemez.
Ancak işin püf noktası şudur: En soğuk yerlere termokupllar yerleştirin ve verileri takip edin. Eğer iki dakikalık bir güvenlik payınız varsa, bu sadece zaman kaybı demektir. Konveyörün hızını artırın; böylece yeni ekipmanlara para harcamadan her gün daha fazla parça üretebilirsiniz.
“Yanma” riskine dikkat edin
Elbette, hızı aşırı derecede yükseltmek de mümkün değildir. Yüksek verimli kızılötesi ışınları oldukça etkilidir; enerji o kadar yoğundur ki, malzemenin iç kısımları ısınmadan yüzeyi yanabilir.
Güç seviyesi ile lambaların malzemeden ne kadar uzakta olduğu arasında bir denge kurmalısınız. Eğer kaydedicide başlangıçta büyük bir artış görüyorsanız, bir sorununuz var demektir. Yanıklar meydana gelmeden önce gücü azaltın veya konveyör hızını artırın.
Mutfak saatlerine güvenmeyin. Bu kaydedicileri kalite kontrol sürecinizde kullanın ve metallerin gerçek durumuna göre hareket edin.